Karaciğer hastalığı,K vitamini eksikliği veya belirli bir faktör inhibitörü nedeniyle extrinsik pıhtılaşma sisteminin (I, II, V, VII, X) pıhtılaşma faktörlerinden 1 veya daha fazla eksikliğini belirlemek için yapılan tarama testidir. Oral antikoagülan tedavi izleminde kullanılır.
Kalıtsal pankreatit tanısı için kullanılır.
Total PSA ile birlikte Serbest PSA’nın Total PSA’ya oranını elde etmek için kullanılır. Bu oran muayene bulguları prostat kanseri şüphesi doğurmayan fakat Total PSA değerleri 4-10 ng/mL olan 50 yaş ve üzerindeki erkeklerde prostat kanserinin ve benign prostat hastalıklarından ayrımını yapmada yardımcı olarak kullanılmaktadır.
Total PSA testi, 55-69 yaşındaki erkeklerde prostat kanseri taraması (aile hikayesi olanlarda 50 yaştan itibaren), prostat biyopsisine karar verilmesi ve prostat kanseri hastalarının tedavi takibinde kullanılır.
Organofosfatlı insektisid maruziyetinin izlenmesinde, özellikle karaciğer nakli olmak üzere karaciğer hastalığı olan bireylerin takibinde ve düşük pseudokolinesteraz seviyleri gösteren bireylerde ilgili atipik geni taşıyan hastalardan homozigot veya heterozigot olanların belirlernmesinde kullanılır. Böcek ilaçlama işinde çalışanların iş sağlığı takibinde kullanılır.
Ekstrensek yolak pıhtılaşma faktörlerinin (Faktör I,II,V,VII,X) eksikliğini göstermek için yapılan tarama testi
Hiperkalsemi tanı ve ayırıcı tanısında, primer, sekonder ve tersiyer hiperparatiroidizm tanısında, hipoparatiroidizm tanısında, muhtemel renal osteodistrofisi olan son dönem böbrek yetmezlikli hastaların takibinde kullanılır.
Brakidaktili tip E tanısı için kullanılır.
BH4 eksikliğine bağlı olduğu düşünülen hiperfenilalaninemi veya tedaviye dirençli fenil ketonürili hastalarda önerilir
Enfeksiyon tablosuna neden olan patojenin tespiti ve identifikasyonu amacıyla yapılır.
Glikojen depo hastalığı tip V (GSDV, McArdle hastalığı) tanısı için kullanılır.
QuantiFERON-TB Gold Plus (QFT-Plus) testi, hasta kanındaki bağışıklık hücrelerini uyarıp oluşan yanıtı ölçerek, kişinin daha önce M. tuberculosis bakterisi ile karşılaşıp karşılaşmadığını tespit etmek için kullanılır. Bu test; aktif tüberkülozlu hastalarda, latent tüberkülozlularda, daha önceden tüberküloz tedavisi görmüş ve tamamen iyileşmiş kişilerde, vücuduna tüberküloz basili girmiş, oluşan bağışık yanıt ile basilleri tamamen öldürmüş kişilerde pozitif sonuç verir. Tüberküloz tanısına yardımcı bir test olarak kullanılır. Ayrıca bir diğer kullanım amacı da, romatolojik, otoimmun vb. başka bir hastalık sebebiyle kendisine bağışıklık baskılayıcı tedavi planlanan hastalarda, geçirilmiş veya aktif tüberküloz hastalığı olasılığını dışlamaktır.
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Paraneoplastik pemfigus, paraneoplastik otoimmün multiorgan sendromu (PAMS) tanısı ve takibi Paraneoplastik pemfigus (PNP), paraneoplastik otoimmünitenin aracılık ettiği nadir fakat yaşamı tehdit eden bir mukokutanöz hastalıktır. Çeşitli neoplazmalar PNP ile ilişkilidir. İnatçı stomatit, büller ve likenoid dermatit dahil polimorf kutanöz döküntüler, hümoral ve hücresel otoimmün reaksiyonların neden olduğu karakteristik klinik özelliklerdir. Plakin familyası proteinleri ve dezmozomal kaderinler dahil olmak üzere heterojen antijenlere karşı otoreaktif T hücreleri ve IgG otoantikorları, PNP'nin patogenezine katkıda bulunur. Bu hastalıkta mevcut neoplazmın tipine bağlı olarak çeşitli otoimmünite mekanizmaları rol oynuyor olabilir. Klinik ve histopatolojik özellikler, antiplakin otoantikorlarının varlığı ve altta yatan neoplazmalara göre tanı konulabilir. PNP tedavisi için immünosupresif ajanlar ve rituksimab dahil biyolojik maddeler kullanılmıştır; ancak altta yatan maligniteler, immünosupresif tedavi sırasındaki ciddi enfeksiyonlar ve otoimmünitenin aracılık ettiği bronşiolit obliterans nedeniyle prognoz kötüdür. Şüpheli paraneoplastik pemfigus vakalarında, plakinlere karşı otoantikorları tespit etmek ve paraneoplastik pemfigusu diğer pemfigus hastalıklarından ayırt etmek için sıçan (veya maymun) idrar kesesi substrat olarak kullanılarak IIF mikroskobisi yapılır. Envoplakin, periplakin ve desmoplakinler (Dsg1 ve Dsg3 dışındaki) mesane dokusunda yüksek oranda eksprese edilir. Bu nedenle bu substratın özgüllüğü yüksektir (%74 duyarlılık, %99-100 özgüllük)
Rbc-He olgun eritrositlerdeki Hemoglobin içeriği hakkında bilgi verir.
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Eritrositlerin büyüklüklerine göre dağılım genişliğini ifade eder.
Böbrek damarlarının darlığını veya böbrek üstü bezinde kitlesel lezyona ikincil hipertansiyon tanısı için öncelikli olarak kullanılır.
Ultrasonografi ses dalgaları kullanılarak gerçekleştirilen bir görüntüleme testidir. Böbreklerde yer kaplayan lezyon var ise tespit edilir.
Primer hiperaldosteronizm (adrenal adenom/karsinom, adrenal kortikal hiperplazi), sekonder hiperaldosteronizm (renovasküler hastalık, tuz eksikliği, potasyum yüklenmesi, asitli kardiyak yetmezlik, hamilelik, Batter sendromu) tanısı; Primer hipoaldosteronizm (Adrenal yetmezlik), sekonder hipoaldosteronizm (hiporeninemik hipoaldosteronizm) tanısı. Hipertansiyon etyoloji araştırması.
Primer hiperaldosteronizm (adrenal adenom/karsinom, adrenal kortikal hiperplazi), sekonder hiperaldosteronizm (renovasküler hastalık, tuz eksikliği, potasyum yüklenmesi, asitli kardiyak yetmezlik, hamilelik, Batter sendromu) tanısı; Primer hipoaldosteronizm (Adrenal yetmezlik), sekonder hipoaldosteronizm (hiporeninemik hipoaldosteronizm) tanısı. Hipertansiyon etyoloji araştırması.
Araştırılması istenen bölgedeki kan akımı varlığı ve düzeyini saptamak için kullanılır.
Demir eksikliğinin erken tanısı ve tedavinin takibinde kullanılmaktadır.
RET yeniden düzenlemeleri akciğer kanseri hastalarının yaklaşık %1-2'sinde görülür ve genellikle adenokarsinom küçük hücreli olmayan akciğer kanserinde görülür. Hedefe yönelik tedavi seçeneği için kullanılır.
Retikülositler olgunlaşmalarını henüz tamamlamamış eritrositlerdir ve sitoplazmaları ribozom kökenli RNA artıkları bulunur. Retikülositler kemik iliğnde (Kİ) oluşur. 3-3.5 gün kemik iliğinde olgunlaştıktan sonra periferik kana geçerler ve 1 gün sonra da tam olgun eritrosit halini alırlar. Retikülosit sayısı, Kİ'nin anemiye yanıtını, bir diğer deyişle ilikteki eritropoetik aktiviteyi gösterir ve anemilerin sınıflandırmasında , nutrisyonel anemilerin tedavisinde tedavi cevabını takipte ve Eritropoetin tedavi takibinde kullanılır. Ret. alt parametreleri ise: Ret-He: pediatride demir eksikliği tedavi cevabında kullanılır IRF: kemik iliği nakli sonrası erken engraftman cevabını gösterdiği yönünde çalışmalar bulunmaktadır
Erkeklerde retrograd ejakülasyon varlığını araştırmak amacıyla idrar sedimentinde sperm varlığı araştırılır.
-
-
Hasta ötiroid sendromunun teşhisine yardımcı olur
Romatoid artrit (RA) tanı ve prognoz takibinde kullanılır. Romatoid artritte (RA) tanı ve hastalık aktivitesi tek bir değişkenle ölçülemez. Klinik pratikte klinik, radyolojik ve laboratuvar bulgularının bir kombinasyonu ile değerlendirme yapılmalıdır. Romatoid faktör (RF) önemli laboratuvar belirtecidir. RF, IgG moleküllerinin Fc kısmına bağlanan otoantikorlardır. Klasik RF bir IgM izotipidir ve en sık RA'lı hastalarda görülür. RF, RA tanısında o kadar önemlidir ki klinik olarak tanısı konmuş RA'ya RF kanıtı olmadığında seronegatif RA olarak isimlendirilir. RF, yakın zamana kadar Amerikan Romatoloji Koleji tarafından oluşturulan RA sınıflandırma kriterleri (ACR kriterleri) arasıda ana kriter olarak listelenen tek laboratuvar parametresiydi ancak benzer tanısal duyarlılıkta önemli ölçüde daha fazla tanısal özgüllüğe sahip olan anti-sitrüline protein/peptid (CCP) antikorlarının ortaya çıkmasıyla birlikte, RF daha az önemli hale gelmiştir.
Rhinovirüs enfeksyonlarının tanısı (Solunum yolu panelleri içerisinde çalışılmaktadır) Rhinovirüs enfeksiyonunun klinik semptomları soğuk algınlığı olarak bilinir. Soğuk algınlığı semptomları genellikle virüse maruz kaldıktan 1-3 gün sonra ortaya çıkar ve 5-7 gün içinde düzelir. Enfeksiyon mukozada lokalize kalır ve sınırlı IgA aracılı hümoral bağışıklık sağlar. Semptomlar burun tıkanıklığı, hapşırma, öksürme ve boğaz ağrısını içerir. 4 yaşından küçük çocuklarda Rhinovirus enfeksiyonlarının yaklaşık % 12-32'si asemptomatiktir. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), astım veya kistik fibroz hastalarında yaşamı tehdit edici enfeksiyonlara neden olabilir.
Rhinovirüs ve Enterovirüs enfeksyonlarının tanısı (Solunum yolu panelleri içerisinde çalışılmaktadır) Rhinovirüs enfeksiyonunun klinik semptomları soğuk algınlığı olarak bilinir. Soğuk algınlığı semptomları genellikle virüse maruz kaldıktan 1-3 gün sonra ortaya çıkar ve 5-7 gün içinde düzelir. Enfeksiyon mukozada lokalize kalır ve sınırlı IgA aracılı hümoral bağışıklık sağlar. Semptomlar burun tıkanıklığı, hapşırma, öksürme ve boğaz ağrısını içerir. 4 yaşından küçük çocuklarda Rhinovirus enfeksiyonlarının yaklaşık % 12-32'si asemptomatiktir. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), astım veya kistik fibroz hastalarında yaşamı tehdit edici enfeksiyonlara neden olabilir. Toplu olarak, enterovirüsler çocuklarda üst solunum yolu hastalığının en yaygın nedenidir. Genellikle yaz ve sonbaharda ortaya çıkan genellikle asemptomatik seyreden ama bazı yetişkinlerde ve çocuklarda aseptik menenjit gibi ciddi enfeksiyonlara neden olabilir. Enterovirüslerin SSS enfeksiyonlarına neden olan diğer virüs ve bakterilerden ayırt edilmesi, bu hastaların uygun tıbbi yönetimi için önemlidir.