Schistosoma haematobium ile meydana gelen parazitik enfeksiyon tanısını amacıyla kullanılır.
Progresif Sistemik Skleroz (PSS) tanısı Scl-70, DNA topoizomeraz I ile aynıdır. DNA çift sarmalı içinde tek bir DNA zincirini kırarak ve yeniden birleştirerek DNA zincirlerinden süper sarmal dönüşleri yapan 100-kD nükleer ve nükleolar bir enzimdir. Scl 70 antikorlarının sklerodermaya (sistemik skleroz) özgü olduğu kabul edilir ve bu bağ dokusu hastalığına sahip hastaların %60'a varan oranında bulunur. PM-Scl kompleksine karşı antikorlar, sistemik skleroz örtüşme sendromu ile ilişkilidir. Pulmoner fibrozis ile seyredebilen Progresif Sistemik Sklerozda (PSS) bulunabilir. Progresif Sistemik Skleroz, cilt, gastrointestinal sistem, kalp, akciğerler ve böbrekler dahil olmak üzere birçok organ sistemini etkileyebilen kronik sistemik romatizmal bir hastalıktır. Kadınlarda daha sık görülür ve en sık 20-50 yaşları arasında başlar. PSS'li hastalarda Scl-70, Sm ve centromer dahil olmak üzere farklı nükleer antijenlere karşı birkaç otoantikor bulunur. Sclerodermalı hastaların yaklaşık %20'sinde, özellikle hastalığın daha ilerleyici bir formu olan hastalarda, Scl-70'e (topoizomeraz I) karşı antikor mevcuttur. ANA IIFT'de, anti-Scl-70 antikorları, karışık bir kaba benekli nükleer ve bazı hücrelerde nükleolar patern sergiler, genellikle ayrıca sitoplazmik floresan üretir. Spesifik tespit için immunblot testler kullanılır. Scl 70 antikorları, yaygın deri tutulumu ve interstisyel pulmoner fibrozisi olan hastalarda daha sık görülür ve kötü prognostik bir işaret olarak kabul edilir.
Çift taraflı olarak testis, epididim ve komşu damarsal yapılar ile bunların etrafında yer alan yumuşak doku planlarını, kasık kanallarını görüntülemek için kullanılır.
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için fx13 (Sebzeler) f12, f15, f31, f35 karışım içeriği: * f12 Bezelye (Pea) * f15 White bean (Kurufasulye) * f31 Carrot (Havuç) * f35 Potato (Patates)
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için fx7 (Sebzeler) f25, f45, f47, f48, f85 karışım içeriği: * f25 Tomato (Domates ) * f45 Yeast (Maya) * f47 Garlic (Sarımsak ) * f48 Onion (Soğan) * f85 Celery (Kereviz)
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Eritrosit sedimantasyon hızı (ESR) sensitif, nonspesifik bir inflamasyon belirtecidir. ESR, 'genel fiziksel durumun' bir göstergesi olarak , hastanın klinik öyküsü ve fizik muayenesi ile birlikte kullanılır. otoimmün hastalıklar, akut ve kronik enfeksiyonlar ve kanser tanısında yardımcı olarak kullanılır.
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Şeker kromatografisi testi, idrarda redüktan madde pozitifliği ardından klasik galaktozemi, sükroz malabsorbsiyonu, laktoz intoleransı, fruktozüri, herediter fruktoz intoleransı tanısında kullanılan bir testtir. Neonatal ve bebeklik döneminde gelişim geriliği, idiopatik veya kronik diyare, hepatik disfonksiyon belirtileri varsa nedenini araştırmak için yapılabilir.
Selenyum toksisitesi ve eksikliğinin değerlendirilmesi amacı ile kullanılır.
Selenyum doku düzeyinin değerlendirilmesi amacı ile kullanılmaktadır.
Beslenme durumunun değerlendirilmesi, selenyum takviyesi alımında düzey takibi, Selenyum eksikliğinin belirlenmesi ve çevresel maruziyetin değerlendirilmesi amacı ile kullanılmaktadır.
Selenyum replasman tedavisinin takibi
Beslenme durumunun değerlendirilmesi, selenyum takviyesi alımında düzey takibi, Selenyum eksikliğinin belirlenmesi ve çevresel maruziyetin değerlendirilmesi amacı ile kullanılmaktadır.
Beslenme durumunun değerlendirilmesi, selenyum takviyesi alımında düzey takibi, Selenyum eksikliğinin belirlenmesi ve çevresel maruziyetin değerlendirilmesi amacı ile kullanılmaktadır.
SELLA BÖLGESİNDE HİPOFİZ BEZİNDE YER KAPLAYICI LEZYON VARLIĞINI ARAŞTIRMAK.
Kıl kurdu, Enterobius vermicularis veya oksiyur olarak bilinen parazit özellikle çocuklarda yaygın olarak görülmektedir. Anüs ve perianal kaşıntı, karın ağrısı, kilo kaybı, iştahsızlık yapabilir. Tanı için selofon bant yöntemi, oksiyur yumurtalarının aranmasında kullanılan yöntemdir.
Semen örneğinde sperm kalitesi parametrelerinin (motilite, dansite, morfoloji vb.) belirlenmesi. IVF için uygunluğunun araştırılması. Vazektomi sonrası kontrol. Varikosel vakalarında tedavi öncesi ve sonrası kontrol.
Erkek genital sisteminde çeşitli enfeksiyon tablolarına (prostatit ve üretrit gibi) neden olabilecek bakteriyel etmenlerin tespit ve tanısına yönelik kullanılır.
Semen numunesinin mikroskobik olarak incelenmesi.
Azoospermi ve düşük ejakülasyon hacmi durumlarında seminal veziküllerin fonksiyonunu ve ejakülatuar duktusların durumunun değerlendirilmesinde kullanılır.
Canlı sperm yüzdesini belirlemede kullanılır.
İntravasküler hemoliz tanı ve takibi
Sınırda veya orta derecede yüksek toplam PSA'sı (4.0-10.0 ng/mL) olan hastalarda prostat kanseri riskinin değerlendirilmesi Hangi hastalara prostat biyopsisi yapılması gerektiğinin belirlenmesi
Kandaki serotonin düzeyini ölçer. Karsinoid sendromdan şüphelenildiğinde yapılır.
A1AT eksikliği; sıklığı 1/2000 olan ve otozomal resesif aktarılan bir genetik hastalıktır. En yaygın klinik tablo, yaşamın 3 ve 4. dekadlarında belirgin hale gelen amfizemdir. Daha az yaygın olarak, çocuklarda ve yetişkinlerde siroz ve karaciğer yetmezliği ile sonuçlanabilen karaciğer hastalığı olarak seyreder. Çevresel faktörler, özellikle sigara içimi, daha erken yaşta amfizem riskini büyük ölçüde artırır. A1AT eksikliği çocuklardaki karaciğer hastalıklarının en yaygın genetik nedenidir, neonatal kolestaz ve kronik karaciğer hastalığına neden olabilir. Ayrıca akciğerde elaztaz inhibe edilemediğinden, elastin gittikçe azalır ve amfizeme yatkınlık oluşur. 14. kromozomda bulunan AAT geninin farklı enzim aktivitelerine yol açan 75 varyantı vardır. En sık görülen alleller Z ve S varyantlarıdır. MM genotipi normal, ZZ genotipi ise en düşük aktiviteye sahip enzimi göstermektedir. ZZ den sonra en düşük aktiviteye yol açan SS genotipidir. ZZ genotipine sahip bireylerin %12’sinde karaciğer hasarı ve %75’inde amfizem gelişir. En sık görülen bu alleller için yapılan genotipleme (test kodu 3111) sonucu normal bulunan hastalara dizi analizi yapılması önerilmektedir. Laboratuvarımızda AAT (SERPINA1) geninin tüm kodlayan bölgeleri için dizi analizi yapılmaktadır.
Olası Wilson hastalığı olan hastaların araştırılmasında kullanılır
Boyun omurlarının görüntülenmesini sağlar.
Boyun omurlarının görüntülenmesini sağlar.
Boyun omurlarının görüntülenmesini sağlar.
T cell Lenfoproliferatif hastalık paneli WHO 2016' nın son güncellemesi ile kutanoz T cell lenfoma olarak adlandırılmıştır. Micozis Fungoides (MF) ’ li olguların evrelemesinde , MF’ li olguların Lösemik form olan Sezary Sendromuna ( SS)’ na dönüşüp dönüşmediğinin kontrolü için , SS’ lu hastaların tedavi etkinliğinin takibi
Sphingolipidozislerden Niemann-Pick hastalığı tip A ve B’nin (Asit sfingomyelinaz eksikliği) tanısında kullanılır.
Pulmoner sürfaktan metabolizma disfonksiyonu Tip 1'in tanısı için kullanılır.
Otozomal resesif aktarılan muskular distrofi hastalarında ve/veya kas biyopsisinde gama sarkoglikan boyaması negatif olan hastalarda tanı amaçlı yapılır.
Kadınlarda polikistik over sendromu, idiyopatik hirşutizm, menstrüel düzensizlik, androjen fazlalığı semptom ve bulguları oluşturan hastalıkların tanı ve takibinde kullanılır. Puberte ile ilişkili hastalıklar, tirotoksikoz tanısında, seks hormonları ve anti-androjen tedavi alan hastaların takibinde, anoreksiya nervosa, insülin direnci tanı ve takibinde, infertilite araştırmalarında yardımcıdır. SHBG, plazmada aktif testosteron miktarını en iyi gösteren ölçümlerden biri olan bioavailable testosteron (biyolojik olarak kullanılabilir) düzeyini hesaplamak için total testosteron ve albumin ile birlikte kullanılır. Total testosteron düzeyleri hastanın semptom ve bulguları (erektil disfonksiyon, infertilite gibi) ile uyumsuz olduğunda SHBG ölçümü tanıda yararlıdır.
Orak hücreli aneminin tanısında kullanılır. Kırmızı kan hücrelerinin (eritrosit) uygunsuz şekilde oraklaşma gösterip göstermediğini ortaya koyar. Anormal hemoglobin (Hb) türü olan HbS' in varlığı ve diğer oraklaşmaya neden olan Hb' lerin varlığında test pozitif olur.
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Siklosporin( CsA) spesifik olmayan immün yanıtı azaltmak ve transplantasyon sonrası organ rejeksiyonunu önlemek için yaygın olarak kullanılmaktadır Terapotik aralıklarının dar olması, ilaç-ilaç etkileşiminin serum konsantrasyonunu etkilemesi, metabolizmalarının bireye ve yaşa göre farklılık göstermesi nedeniyle, Optimum dozun ayarlanabilmesi için terapötik ilaç izleminin yapılması gerekmektedir
SİNÜZİT, NAZAL SEPTUM DEVİASYONU,KONKA HİPERTROFİSİ VB. DURUMLARINI SAPTAMAK İÇİN ÇEKİM YAPILIR.
Allojenik kök hücre nakli sonrası siklosporin, steroid, mikofenolat ve takrolimus tedavilerine dirençli akut veya kronik Graft Versus Host Hastalığı ( CVHD) tedavisinde spesifik olmayan immün yanıtı azaltmak ve transplantasyon sonrası organ rejeksiyonunu önlemek için yaygın olarak kullanılmaktadır.
Serum kreatinin ölçümünün yeterli olmadığı durumlarda (obez, yaşlı ya da beslenme bozukluğu olan hastalar) böbrek fonksiyonunun belirlenmesinde ve böbrek hastalıklarında tedaviye yanıtın takibinde
Sistemik Skleroz, Skleroderma (SSc) tanısı, prognoz değerlendirme Skleroderma, patogenezi bilinmeyen ve karmaşık, nadir görülen bir bağ dokusu hastalığıdır. Klinik ve serolojik kriterlere göre; Lokalize skleroderma (LcSSc) (morfea, lineer skleroderma ve skleroderma en coup de sabre) veya Sınırlı sistemik skleroz Yaygın sistemik skleroz (DcSSc) (kalsinoz, Raynaud, Raynaud fenomeni , özofagus dismotilitesi, sklerodaktili ve telenjektaziden oluşan CREST sendromu olarak da bilinir) olmak üzere iki formu vardır. Sistemik skleroz tanısında klinik değerlendirmenin yanı sıra oto antikorların tepiti önemlidir. 2013'te Amerikan Romatoloji Koleji sistemik skleroz için güncellenmiş sınıflandırma kriterleri yayınlanmıştır. SSc'ye özgü otoantikorların pozitif olması da kriterler arasındadır. Otoantikorlar sadece önemli bir tanı aracı olarak hizmet etmekle kalmaz, aynı zamanda prognostik değer taşırlar ve hastalık fenotipini ve hastalık sonucunu tahmin edebilirler. Anti-Nükleer Antikor (ANA), vakalarının %90'ından fazlasında pozitiftir. ANA için negatif olan hastalarda, SSc tanısı doğrulanmadan önce diğer ayırıcı tanılar ekarte edilmelidir. Diğer daha spesifik otoantikorlar, SSc vakalarının %60-70'inde pozitiftir. Spesifik otoantikorlar birbirini dışlar ve SSc'nin klinik tanısından birkaç ay ila yıl önce mevcut olabilir. Anti-sentromer (CENP -B, -A), Anti-topoizomeraz I (Scl-70), Anti-RNA polimeraz III (RP11, RP155), Anti-U3-RNP (fibrillarin), Anti-Th/To Anti-NOR90 antikorları, Anti-Ku antikorları SSc ile ilişkilendirilen spesifik oto antikorlardır.