Bireylerin iyot replasman tedavisi sırasında yada bazal seviyede iyot atılım miktarını monitörize etmektir.İyot beslenme durumunun ya da iyot tedevisinin değerlendirilmesi için önerilir.
Bireylerin iyot replasman tedavisi sırasında yada bazal seviyede iyot atılım miktarını monitörize etmektir.İyot beslenme durumunun ya da iyot tedevisinin değerlendirilmesi için önerilir.
Bireylerin iyot replasman tedavisi sırasında yada bazal seviyede iyot atılım miktarını monitörize etmektir.İyot beslenme durumunun ya da iyot tedevisinin değerlendirilmesi için önerilir.
İdrar amino asit profilinin araştırılması amacı ile kullanılmaktadır.
Plazma amino asit profilinin araştırılması amacı ile kullanılmaktadır.
JAK2 V617F mutasyon tespiti için kullanılır.
Janus kinase 2 (JAK2) tirozin kinazın somatik V617F mutasyonu (JAK2 V617F) tirozin kinaz aktivitesini arttırmaktadır. Myeloproliferatif hastalıklarda tanı ve tedavinin belirlenmesinde önem taşıyan bu mutasyon, laboratuvarımızda kantitatif real time PCR ile saptanmaktadır.
Miyozit, miyopati tanı/ayırıcı tanısı Jo 1 (histidyl tRNA sentetaz), tüm çekirdekli hücrelerde bulunan anti-aminoasil-tRNA sentetaz (anti-ARS) veya anti sentetaz antikorlar (ASA)'ndandır. Polimiyozitli hastalardaki Jo 1 antikorları, enzim proteininin konformasyonel epitoplarına bağlanır ve in vitro katalitik aktivitesini inhibe eder. Jo 1 antikorları, polimiyozit hastalığı için bir belirteçtir ve en yaygın olarak interstisyel akciğer hastalığı olan miyozit hastalarında görülür. İdiyopatik inflamatuar miyozit (IMM) ve ASA'ları olan hastalar anti sentetaz sendromu tanısı alır. Bununla birlikte, ASA'lar spesifik değildir ve birçok durumda saptanabilir (örneğin, miyozit, interstisyel akciğer hastalığı veya izole poliartrit). IMM'nin farklı alt tipleri ve karşılık gelen ASA'ların fenotipi ve prognozu farklıdır. Anti-Jo-1 antikorları, anti-sentetaz sendromu ve idiyopatik interstisyel pnömonisi olan hastaların %95'inde bulunur. Anti-Jo-1 için negatif, ancak anti-PL-12, anti-KS veya anti-OJ için pozitif olan hastalarda da sıklıkla idiyopatik interstisyel pnömoni vardır. Anti-Jo-1 seviyeleri ile CK yükselmesi arasındaki korelasyon tanı anında sadece orta düzeyde olmasına rağmen, boylamsal analizde anti-Jo-1 antikor titreleri CK seviyesi ile çok iyi korelasyon gösterir. Anti-PL-7'li hastalarda ayrıca interstisyel pnömoni vardır, ancak anti-Jo-1'li hastalara kıyasla daha hafif kas semptomları ve daha düşük CK seviyeleri vardır. Jüvenil miyozitli çocuklarda anti-sentetaz antikorlarının prevalansı %2,6'dır ve bu yetişkinlere göre belirgin şekilde daha düşüktür. Hastalar genellikle sadece bir sentetaz'a karşı otoantikorlara sahiptir.
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Kabakulak hastalığı tanısı ve takibi Kabakulak akut, bulaşıcı, sistemik bir viral hastalıktır ve genellikle tükürük bezlerinde, en yaygın olarak da parotislerde ağrılı büyümeye neden olur. Komplikasyonlar arasında orşit, meningoensefalit ve pankreatit sayılabilir. Kabakulak virüsü, enfekte bireylerin damlacıkları yoluyla bulaşır. Bulaşıcı dönem, Kabakulak başlangıcından 3 gün öncesi ile 4 gün sonrası arasında değişir ve enfektivite patolojinin ortaya çıkmasından önceki 48 saat içinde zirve yapar. Kuluçka süresi değişkendir, genellikle 16-18 gündür. Başlangıç semptomları spesifik değildir ve çok yüksek olmayan bir ateşin eşlik ettiği miyalji, anoreksiya, halsizlik, baş ağrısı, boyunda kulakların altında şişlik ve ağrıyı içerir. Parotis bezlerinin şişmesi en yaygın semptomdur ve etkilenen popülasyonun %30-40'ında bir veya her iki tarafta görülür. Doğal enfeksiyondan sonra, birey, spesifik hümoral ve hücresel bağışıklık tepkisinin bir sonucu olarak tüm yaşamı boyunca bağışıklık kazanır. Özellikle kabakulak salgınları sırasında açıklanamayan aseptik menenjit veya ensefaliti olan hastalarda da kabakulak şüphesi ile test yapılmalıdır. Tanıda; klinik değerlendirmenin yanı sıra serolojik testler kullanılır. Kabakulak IgG antikoru, kabakulak enfeksiyonundan veya kabakulak aşılamasından sonra oluşabilir. Kabakulak IgG testi kişinin enfeksiyon veya aşı nedeniyle bağışıklık durumunun belirlenmesi ve takibi için kullanılır.
Kabakulak hastalığı tanısı ve takibi Kabakulak akut, bulaşıcı, sistemik bir viral hastalıktır ve genellikle tükürük bezlerinde, en yaygın olarak da parotislerde ağrılı büyümeye neden olur. Komplikasyonlar arasında orşit, meningoensefalit ve pankreatit sayılabilir. Kabakulak virüsü, enfekte bireylerin damlacıkları yoluyla bulaşır. Bulaşıcı dönem, Kabakulak başlangıcından 3 gün öncesi ile 4 gün sonrası arasında değişir ve enfektivite patolojinin ortaya çıkmasından önceki 48 saat içinde zirve yapar. Kuluçka süresi değişkendir, genellikle 16-18 gündür. Başlangıç semptomları spesifik değildir ve çok yüksek olmayan bir ateşin eşlik ettiği miyalji, anoreksiya, halsizlik, baş ağrısı, boyunda kulakların altında şişlik ve ağrıyı içerir. Parotis bezlerinin şişmesi en yaygın semptomdur ve etkilenen popülasyonun %30-40'ında bir veya her iki tarafta görülür. Doğal enfeksiyondan sonra, birey, spesifik hümoral ve hücresel bağışıklık tepkisinin bir sonucu olarak tüm yaşamı boyunca bağışıklık kazanır. Özellikle kabakulak salgınları sırasında açıklanamayan aseptik menenjit veya ensefaliti olan hastalarda da kabakulak şüphesi ile test yapılmalıdır. Tanıda; klinik değerlendirmenin yanı sıra serolojik testler kullanılır. Kabakulak IgM antikorları, klinik semptomların ortaya çıkmasından sonraki ilk 3-4 gün içinde serumda saptanabilir, ilk hafta civarında zirveye ulaşır ve 8-12 hafta varlığını sürdürür.
Kabakulak menenjiti tanısı ve takibi Kabakulak akut, bulaşıcı, sistemik bir viral hastalıktır ve genellikle tükürük bezlerinde, en yaygın olarak da parotislerde ağrılı büyümeye neden olur. Komplikasyonlar arasında orşit, meningoensefalit ve pankreatit sayılabilir. Kabakulak virüsü, enfekte bireylerin damlacıkları yoluyla bulaşır. Bulaşıcı dönem, Kabakulak başlangıcından 3 gün öncesi ile 4 gün sonrası arasında değişir ve enfektivite patolojinin ortaya çıkmasından önceki 48 saat içinde zirve yapar. Kuluçka süresi değişkendir, genellikle 16-18 gündür. Başlangıç semptomları spesifik değildir ve çok yüksek olmayan bir ateşin eşlik ettiği miyalji, anoreksiya, halsizlik, baş ağrısı, boyunda kulakların altında şişlik ve ağrıyı içerir. Parotis bezlerinin şişmesi en yaygın semptomdur ve etkilenen popülasyonun %30-40'ında bir veya her iki tarafta görülür. Tipik olarak baş ağrısı, kusma, ense sertliği ve BOS pleositozu ile birlikte olan menenjit , parotitli hastaların %1 ila 10'unda görülür. Uyuşukluk, nöbetler veya koma ile ensefalit yaklaşık 1/5000 ila 1/1000 vakada görülür. Merkezi sinir sistemi kabakulak enfeksiyonlarının yaklaşık %50'si parotit olmadan ortaya çıkar. Özellikle kabakulak salgınları sırasında açıklanamayan aseptik menenjit veya ensefaliti olan hastalarda da kabakulak şüphesi ile test yapılmalıdır. Tanıda; klinik değerlendirmenin yanı sıra serolojik testler kullanılır. İntratekal IgG oluşumunun tespit edilebilmesi için indeks hesaplaması önerilir.
Kabakulak hastalığı tanısı ve takibi Kabakulak akut, bulaşıcı, sistemik bir viral hastalıktır ve genellikle tükürük bezlerinde, en yaygın olarak da parotislerde ağrılı büyümeye neden olur. Komplikasyonlar arasında orşit, meningoensefalit ve pankreatit sayılabilir. Tanıda; klinik değerlendirmenin yanı sıra serolojik testler kullanılır. Kabakulak salgınları sırasında açıklanamayan aseptik menenjit veya ensefaliti olan hastalarda da kabakulak şüphesi ile test yapılmalıdır. Belirlenmiş bir neden olmaksızın ? 2 gün süren parotiti olan tüm hastalara kabakulak testi de önerilir. Önceden aşılanmış popülasyonlarda, IgM testi yanlış bir şekilde negatif olabilir; bu nedenle, IgG titre takibi ve hastalığın seyrinin mümkün olduğu kadar erken döneminde tükürük veya boğaz sıvısı numunelerinde PCR yapılması önerilir.
Kadmiyum maruziyetinin gösterilmesi amacı ile kullanılmaktadır.
Kadmiyum maruziyetinin gösterilmesi amacı ile kullanılmaktadır.
Kadmiyum maruziyetinin gösterilmesi amacı ile kullanılmaktadır.
Travmatik kafa kemik patolojilerini saptamak için kullanılır.
Travmatik kafa kemik patolojilerini saptamak için kullanılır.
Travmatik kafa kemik patolojilerini saptamak için kullanılır.
-
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Kalay maruziyetinin tespiti
Kalay maruziyetinin tespiti
Kalay maruziyetinin tespiti
Ultrasonografi ses dalgaları kullanılarak gerçekleştirilen bir görüntüleme testidir.
Her iki kalça eklemi ile komşu kemik ve yumuşak dokuları görüntülemektir.
Her iki kalça eklemi ile komşu kemik ve yumuşak dokuları görüntülenmektir.
Ailesel geçişli kanser yatkınlığı/ aile öyküsü sebebiyle takip planının çıkarılması veya mevcutta kanser tedavisi gören kişilerde hedef tedaviya bulunması amacıyla kullanılır. Panelini gen içeriği; APC, ATM, AXIN2, BAP1, BARD1, BLM, BMPR1A, BRCA1/2 (tüm gen dizi analizi ve delesyon/duplikasyonları), BRIP1, CDH1, CDK4, CDKN2A, CHEK2, DDB2, EPCAM, ERCC2, ERCC3, ERCC4, ERCC5, FANCA, FANCC, FH, FLCN, GALNT12, HDAC2, HOXB13, MEN1, MET, MITF, MLH1, MSH2, MSH3, MSH6, MUTYH, NBN, NF1, NF2, NTHL1, PALB2, PMS2, POLD1, POLE, POLH, PTCH1, PTEN, RAD51C, RAD51D, RB1, RET, SMAD4, STK11, TP53, TSC1, TSC2, VHL, WT1, XPA, XPC
Meduller tiroid karsinomu tanı ve takibinde kullanılır. Multiple Endokrin Neoplazi Tip 2 ve ailesel tiroid karsinomu değerlendirmesinde yardımcıdır. Bu test, kalsiyum metabololizması ile ilişkili hastalıkların değerlendirilmesi için uygun değildir.
Testin kullanım amacı, kandakı kalsiyum seviyesini belirlemek ve düşük albumin seviyeleri nedeniyle yanıltıcı sonuçlarla karşılaşmamak için kalsiyum seviyesinin normal albumin seviyesin göre ayarlanmasıdır. Test, böbrek fonksiyonunu izlemek, kemik hastalıklarını teşhis etmek ve tiroid sorunlarını değerlendirmek gibi çeşitli tıbbi durumlarda kullanılır.
Kemik, böbrek, paratiroid ve gastrointestinal sistem hastalıkları dahil olmak üzere çeşitli endokrin ve metabolik bozuklukların değerlendirilmesinde kullanılır.
Kemik, böbrek, paratiroid ve gastrointestinal sistem hastalıkları dahil olmak üzere çeşitli endokrin ve metabolik bozuklukların değerlendirilmesinde kullanılır. Kalsiyum oksalat ve kalsiyum fosfat böbrek taşı riskinin değerlendirilmesi ve idrar aşırı doygunluğunun hesaplanması Osteoporoz ve osteomalazi dahil olmak üzere kemik hastalıklarının değerlendirilmesi
Kalsiyum okzalat ve kalsiyum fosfat böbrek taşı risk değerlendirmesi, osteoporoz ve osteomalazi gibi kemik hastalıklarının değerlendirilmesi amacıyla kullanılır.
Kalsiyum okzalat ve kalsiyum fosfat böbrek taşı risk değerlendirmesi, osteoporoz ve osteomalazi gibi kemik hastalıklarının değerlendirilmesi amacıyla kullanılır. Ilımlı hiperkalsemi ve artmış/normal parathormon (PTH) düzeyleri gözlenen durumlarda primer hiperparatirodi ve familyal hipokalsiürik hiperkalsemi ayrımında kullanılır.
Kemik, böbrek, paratiroid ve gastrointestinal sistem hastalıkları dahil olmak üzere çeşitli endokrin ve metabolik bozuklukların değerlendirilmesinde kullanılır.
Kemik, böbrek, paratiroid ve gastrointestinal sistem hastalıkları dahil olmak üzere çeşitli endokrin ve metabolik bozuklukların değerlendirilmesinde kullanılır. Kalsiyum oksalat ve kalsiyum fosfat böbrek taşı riskinin değerlendirilmesi, idrar süpersaturasyonun hesaplanması, osteoporoz ve osteomalazi dahil olmak üzere kemik hastalıklarının değerlendirilmesi
Arter kan gazı (AKG) hastaların metabolik ve solunumsal durumu hakkında güvenilir bilgi veren en önemli laboratuvar yöntemlerinden biridir. AKG’nin inceleme endikasyonları şu şekilde sıralanabilir; 1. Kişide var olan asit-baz dengesi bozukluğunun tanısı, takibi ve tedaviye yanıtını değerlendirmek, 2. Kişide var olan solunum yetersizliğinin tanısı, takibi ve tedaviye yanıtını değerlendirmek, 3. Ani gelişen ve/veya sebebi açıklanamayan nefes darlığı, bilinç bulanıklığı gibi patolojilerin sebebini açıklayabilmek
* Metabolik ve respiratuar asidoz ve alkalozun tanısı ve takibi * Solunum yetmezliğinin tipinin saptanması * Verilen tedavinin etkinliğinin belirlenmesi * Oksijen tedavisinin endikasyonu ve takibi * Ani gelişen ve nedeni açıklanamayan dispne
ABO kan grupları ve Rh tiplendirmesinin yapılması.
İnsanda kan yolu enfeksiyonları etkeninin belirlenmesi.
Bakteremi, septisemi, endokardit nedeni olan potansiyel patojenik organizmaları izole edilip tanımlanması amacıyla kullanılır. Kültürünün duyarlılığı, temel olarak yetersiz örnek hacmi, intrapartum antibiyotikler ve örnek toplamadan önce antibiyotik verilmesinden kaynaklanmaktadır.
Bakteremi, septisemi, endokardit nedeni olan potansiyel patojenik organizmaları izole edilip tanımlanması amacıyla kullanılır. Kültürünün duyarlılığı, temel olarak yetersiz örnek hacmi, intrapartum antibiyotikler ve örnek toplamadan önce antibiyotik verilmesinden kaynaklanmaktadır.
Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde yaygın olarak kullanılır. Serum kreatinini ile birlikte üre yüksekliği nedenlerinin (prerenal, renal ve postrenal) ayrımında bilgi sağlar. Katabolizmanın arttığı yanık ve kanser vakalarında besin desteği değerlendirilmesinde yardımcıdır. Glomerüler fonksiyonun değerlendirilmesinde (Kan üre azotu ( BUN) > 10-20 mg/dL daima normal glomerüler fonksiyon göstergesidir) ve böbrek yetmezliği tanısında (glomerüllerden serbestçe filtre edilir, reabsorbe edilen kısmı yarıdan azdır) kullanılır. Kronik böbrek hastalarında üremi semptomları ile BUN düzeyi korelasyonu, serum kreatinine göre daha iyidir.
Damar duvarı ile trombosit etkileşmesini değerlendirmek için kullanılan bir tarama testidir.
Plasmodium enfeksiyonlarının tanısında, ayırıcı tanısında, tedavi takibinde kullanılır. Enfekte eden parazitin türü ve parazitemi miktarı gibi bilgiler prognostik açıdan kıymetlidir.
Homolog rekombinasyon onarım genleri, hasarlı DNA'nın onarımında yer alır. Bu genlerdeki mutasyonlar, hasarlı DNA'nın onarımında eksikliğe yol açabilir. DNA onarım mekanizmasında, özellikle Homolog Rekombinasyon mekanizmasında defekt olan meme, over, pankreas ve prostat gibi kanserlererin, PARP inhibitör tedavisine duyarlı olduğu tespit edilmiştir. Panelde BRCA1/2, ATM, BARD1, BRIP1, CDK12, CHEK1, CHEK2, FANCL, PALB2, PPP2R2A, RAD51B, RAD51C, RAD51D, RAD54L ve TP53 genlerinin nokta mutasyonları incelenmektedir
Bakteriyel enfeksiyonların tedavisi için kullanılacak antibakteriyel ajanın seçimi ve MIK düzeyi belirlemek için kullanılır.
Monoklonal gamopatilerin teşhis ve takibi amacı ile kullanılmaktadır.
Böbrek hastalıkları ya da multiple myeloma gibi proliferatif hastalıkların tanı ve takibinde, diğer bulgulara yardımcı olarak kullanılır
Serbest hafif zincir ölçümleri multiple myeloma, lenfositik neoplazmlar, Waldenström makroglobulinemisi, AL Amiloidoz, Hafif Zincir Depo Hastalığı ve SLE gibi Kollajen Doku Hastalıklarının tanı ve takibi için diğer laboratuvar testleri ve klinik bulgulara yardımcı olarak kullanılır.
İdrarında büyük M-proteini olan hastaların izlenmesi Elektroforez ile M-proteini gösteren örneklerin miktarının doğrulanması İdrar monoklonal proteinlerinin saptanması ve idrar proteini elektroforezi gereken örneklerin tanımlanması
Monoklonal Gammopatilerin tanı ve takibi
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Ultrasonografi ses dalgaları kullanılarak gerçekleştirilen bir görüntüleme testidir. Karaciğer dokusunda kronik süreçte değişiklik varlığını saptamak, UGAP ile karaciğer yağlanması ve derecesini kesin olarak belirlemektir.
Amaç: epilepsi nöbetlerin sıklığı ve şiddetini azaltmak, nöbetleri kontrol altına almak.
Solunumsal ve metabolik asit-baz dengesizliğinin tanı ve tedavisi