Kanser tedavisinde yaygın olarak kullanılan 5-floro urasilin etkinlik ve toksisitesini öngörmek için TSER 2R/3R, DPD*2A ve MTHFR C667T allelerinin saptanması
Artmış tirozin kinaz aktivitesine yol açtığı için bu füzyonun varlığı tirozin kinaz inhibitörleri kullanımı için endikasyon oluşturmaktadır. ALL hastalarında PH_like alt tipinde yeninden düzenlenmesi önemlidir.
Megaloblastik anemilerin ayırıcı tanısında ve gebelik öncesi nöral tüp defektini önlemek için folik asit replasman kararı için bakılır.
Megaloblastik anemilerin ayırıcı tanısında ve gebelik öncesi nöral tüp defektini önlemek için folik asit replasman kararı için bakılır.
Merkezi Sinir Sistemindeki folat eksikliğini belirlemek için gereklidir.
Leishmaniazis tanısında kullanılan nonspesifik bir testtir.
Hipofosfatazya hastalığının tanı ve tedavisinin takibinde yardımcı test olarak kullanılmaktadır.
Primer Membranöz nefrit (MN) tanı ve takip Primer membranöz glomerülonefrit veya Primer Membranöz Nefrit, böbrek glomerüllerinin kronik inflamatuar otoimmün bir hastalığıdır. Otoimmun hasara böbrek fonksiyonunda ilerleyici bir azalma eşlik eder. Hastalık, ağır proteinüri, hipoalbüminemi, hiperlipidemi, ödem ve lipidüri ile karakterize edilen kompleks nefrotik sendroma neden olur. Primer MN erişkinlerde nefrotik sendromun önde gelen nedenlerinden biridir. Proteinüri arttıkça, özellikle tromboembolik ve kardiyovasküler komplikasyonlardan kaynaklanan majör morbidite ve mortalite ile uzun vadeli böbrek yetmezliği riski de artar. Hastaların yaklaşık üçte biri son dönem böbrek hastalığına ilerler, üçte biri böbrek yetmezliğine ilerlemeden kalıcı proteinüri sergiler ve geri kalanı spontan remisyon yaşar. Primer MN'nin teşhisi zordur, çünkü hastalık diğer nefropatilerden, özellikle malignite, enfeksiyon, ilaçlar veya lupus eritematozus diğer sistemik otoimmün hastalıklar veya diabetes mellitus tip 1 gibi altta yatan bir neden tarafından tetiklenen sekonder MN'den ayırt edilmelidir. Primer ve sekonder MN formlarının güvenilir ayrımı, farklı tedavi rejimleri nedeniyle kritik öneme sahiptir. Tüm MN vakalarının %20-30'u ikincil, geri kalan %70-80'i ise birincil olarak sınıflandırılır. Primer MN ayrıca lupus nefriti, nötrofil sitoplazmasına (ANCA) karşı antikorlarla ilişkili vaskülitler ve Goodpasture sendromu gibi böbrek tutulumu olan diğer otoimmün hastalıklardan da ayırt edilmelidir. Anti-fosfolipaz A2 reseptör (PLA2R) antikorları primer membranöz nefropati tanısı için son derece spesifiktir. Primer MN'li hastaların %70'ine yakınında bulunurken, sağlıklı kan donörleri, lupus nefriti, IgA nefriti gibi hastalıklar veya sekonder MN hastalarında bulunmaz. ELISA, hasta serumlarındaki antikor seviyelerini sayısal olarak ölçülmesini sağladığı için hastalık ve tedavi izleme için özellikle yararlıdır.
Kullanım amacı böbrek fonksiyonlarını kontrol etmektir, böbrek taşlarının varlığında , endokrin sistem bozukluklarında.
Hipo- ve hiperfosfatemik durumların ve nefrolitiazisli hastaların değerlendirilmesi amacı ile kullanılır.
hipo-hiperfosfatemik durumların ve Nefrolitiaz hastalarının araştırılmasında kullanılır.
Fosfat seviyeleri, bir hastanın böbrek veya kemikle ilgili bir hastalığı olup olmadığını görmek veya paratiroid bezlerle ilgili sorunları belirlemek için kontrol edilir.
Serum fosfor düzeyi kemik, paratiroid ve böbrek hastalıkları gibi çeşitli durumların tanı ve tedavi takibinde kullanılabilir.
Hipo- ve hiperfosfatemik durumların ve nefrolitiazisli hastaların değerlendirilmesi amacı ile kullanılır.
Frajil X klinik tanısı olan hastalarda Prematür over yetmezliğ olan kadınlarda Ataksi/tremor bulgusu olan orta yaş erkek hastalarda tanı amaçlı yapılır.
Alerjik hastalık ve/veya anaflaksi tablosu olan hastalarda tanı ve immunoterapi için sorumlu alerjen tespiti için
Yara enfeksiyonlarının etkenlerinin belirlenmesi Fronkül etkeninin tanısında kullanılır. İzolatın türü, patojenitesi ve numunenin alındığı vücut bölgesi dikkate alınarak değerlendirilir. Kültürde patojen bakteri bulunursa bakteriler muhtemelen enfeksiyonun kaynağıdır. Eğer kültürde yalnızca normal flora bakterileri varsa patojen bakterilerin az sayıda olmaları nedeniyle izole edilemediği veya enfeksiyonun başka bir nedeni olabileceğini düşündürür. Eğer kültürde bakteri üremezse bakteriyel bir enfeksiyon yoktur veya antibakteriyel ilaç kullanılması vb. nedenlerle üretilememiş olabilir.
Kısa dönem (son 2-3 haftalık) glisemik kontrolün değerlendirilmesinde kullanılır.
Menstrüel düzensizliklerin değerlendirilmesine yardımcı olarak, hipogonadizm şüphesi olan hastaların değerlendirilmesinde, ovulasyonun tahmininde, infertilite değerlendirmesinde ve hipofizer bozuklukların tanısında kullanılır.
Menstrüel düzensizliklerin değerlendirilmesine yardımcı olarak, hipogonadizm şüphesi olan hastaların değerlendirilmesinde, ovulasyonun tahmininde, infertilite değerlendirmesinde ve hipofizer bozuklukların tanısında kullanılır.
Menstrüel düzensizliklerin değerlendirilmesine yardımcı olarak, hipogonadizm şüphesi olan hastaların değerlendirilmesinde, ovulasyonun tahmininde, infertilite değerlendirmesinde ve hipofizer bozuklukların tanısında kullanılır.
Tiroid fonksiyonunun değerlendirilmesinde 2. veya 3. basamak testtir. T4, sensitif TSH ve Total T3 ölçümlerini tamamlayıcı olarak hipertiroidizmin ileri konfirmasyonunu sağlar. Taşıyıcı proteinlerin dağılımı bozuk ötiroid hastaların klinik değerlendirmesinde ve Tiroid hormon replasman tedavisinin takibinde kullanılır.
Tiroid fonksiyon bozuklukları şüphesinde ve değerlendirilmesinde TSH ile birlikte ölçülür.
Sifiliz tanısı, doğrulaması Sifiliz, Treponema pallidumun neden olduğu hala dünyanın en sık görülen cinsel yolla bulaşan hastalığıdır. Primer, sekonder ve erken latent olmak üzere üç döneme ayrılır. Primer enfeksiyon kendini 10-90 günlük bir inkübasyon periodunun ardından etkenin giriş yerinde ağrısız şankr ile gösterir. Sifiliz tanısı için kullanılan treponemal testlerden olan FTA-ABS, gerçek ve yalancı pozitif nontreponemal test sonuçlarının doğrulaması için kullanılmaktadırlar. Spesifik treponemal testler ömür boyu reaktif kalabileceğinden, FTA-ABS tedaviyi takip etmek veya yeniden enfeksiyon tanısı için kullanılmamalıdır.
Sifiliz tanısı, doğrulaması Sifiliz, Treponema pallidumun neden olduğu hala dünyanın en sık görülen cinsel yolla bulaşan hastalığıdır. Primer, sekonder ve erken latent olmak üzere üç döneme ayrılır. Primer enfeksiyon kendini 10-90 günlük bir inkübasyon periodunun ardından etkenin giriş yerinde ağrısız şankr ile gösterir. Sifiliz tanısı için kullanılan treponemal testlerden olan FTA-ABS, gerçek ve yalancı pozitif nontreponemal test sonuçlarının doğrulaması için kullanılmaktadırlar. Spesifik treponemal testler ömür boyu reaktif kalabileceğinden, FTA-ABS tedaviyi takip etmek veya yeniden enfeksiyon tanısı için kullanılmamalıdır. Nörosifiliz genellikle erken (1-2 yıl içinde) veya geç (1-2 yıldan sonra) olarak ayrılır. Geleneksel inanışların aksine, nörosifilizin en yaygın sunumu, ilk enfeksiyondan sonraki birkaç yıl içindedir (erken nörosifiliz). Santral sinir sisteminde çok sayıda nörolojik semptom kompleksine neden olabilir. Meningo vasküler sifiliz en yaygın şeklidir. Klinik belirtileri karakteristik değildir. Çok çeşitli nörolojik hastalıklar, nörosifiliz ile aynı klinik tabloyu verebilir. Hastalığın geç evrelerini saptamak için sıklıkla bir T. pallidum tarama testi yapmak gerekir. Nörosifilizin klasik formu tabes dorsalis artık çok nadiren görülmektedir.
Sifiliz tanısı, doğrulaması Sifiliz, Treponema pallidumun neden olduğu hala dünyanın en sık görülen cinsel yolla bulaşan hastalığıdır. Primer, sekonder ve erken latent olmak üzere üç döneme ayrılır. Primer enfeksiyon kendini 10-90 günlük bir inkübasyon periodunun ardından etkenin giriş yerinde ağrısız şankr ile gösterir. Sifiliz tanısı için kullanılan treponemal testlerden olan FTA-ABS, gerçek ve yalancı pozitif nontreponemal test sonuçlarının doğrulaması için kullanılmaktadırlar. Spesifik treponemal testler ömür boyu reaktif kalabileceğinden, FTA-ABS tedaviyi takip etmek veya yeniden enfeksiyon tanısı için kullanılmamalıdır. FTA-ABS IgM'nin saptanması teorik olarak konjenital sifiliz enfeksiyonun teşhisinde yardımcı olmalıdır çünkü IgM plasentadan geçmez. FTA-ABS 19S IgM testi, risk altındaki bebekler arasında %73'lük bir duyarlılığa ve %100'lük bir özgüllüğe sahip olsa da %10 vakada muhttemel romatoid faktör ile ilgili yanlış pozitif sonuçlar elde edilebilir.
Diğerlerinin yanı sıra Aspergillus türleri, Fusarium türleri, Candida türleri ve Pneumocystis jiroveccii dahil olmak üzere çeşitli mantarların neden olduğu istilacı mantar enfeksiyonlarının teşhisine yardımcı olur
FUS füzyon gen varlığını saptamak amacıyla kullanılır.