Dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 milyon kişi tüberküloza yakalanmakta; önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen yaklaşık 1,5 milyon kişi bu nedenle hayatını kaybetmektedir. Bu durum, tüberkülozu dünyada en çok ölüme yol açan bulaşıcı hastalıklardan biri haline getirmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 1993 yılında tüberkülozu küresel bir acil durum olarak ilan etmiş; düşük insidanslı ülkelerde 2035 yılına kadar ön eliminasyon ve ardından eliminasyon hedefiyle bir program oluşturmuştur. Ülkemizde bu program, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü denetiminde yürütülmekte; Tüberküloz Birimimiz de bu sürveyans sisteminin bir parçası olarak hizmet vermektedir.
Düzen Sağlık Grubu İstanbul Laboratuvarı bünyesindeki Mikobakteriyoloji Laboratuvarı’nda, BACTEC yöntemiyle tüberküloz kültürü ile majör ve minör antitüberküloz ilaç direnç testleri gerçekleştirilmektedir. Ayrıca doğrudan örneklerden moleküler biyoloji teknikleriyle M. tuberculosis DNA’sı saptanarak hızlı bir şekilde identifikasyon sağlanmaktadır.
Aktif tüberküloz hastalarının belirlenmesi, temaslı kişilerin taranması ve yüksek risk grubundaki bireylerin değerlendirilmesi amacıyla aside dirençli boyama, Mycobacterium tuberculosis kültürü, M. tuberculosis DNA PCR testi ve üreme saptanan örneklerde mikobakteri türünün tanımlanması yapılmaktadır. Üreme olan örneklerde, tedavi rejiminin uygunluğunu belirlemek ve ilaç direnci kalıplarını takip etmek amacıyla majör ilaç direnci testleri çalışılmaktadır. Bu kapsamda rifampisin, izoniazid, streptomisin, etambutol ve pirazinamid direnci değerlendirilmektedir.
Latent tüberküloz enfeksiyonunun araştırılmasında ise interferon-gama salınım testi (QuantiFERON) kullanılmaktadır.
Tüberkülozun erken ve doğru tanısı hem bireysel sağlık hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşır; daha sağlıklı ve üretken bir toplum yaşamına katkı sağlar.