Doğaya ve yeşile olan tutkusunu her fırsatta dile getiren Atatürk,
“… kıraç bir bozkırın ortasında bir orta çağ şehri... Ağaç yok, su yok, hiçbir şey yok”
şeklinde nitelenen Ankara’nın elverişsiz topraklarında, ilk zamanlar “Gazi Çiftliği” olarak bilinen, fakat dikilen fidanların büyümesiyle yem yeşil bir araziye dönüşen “Gazi Orman Çiftliği”nin temelini 1925 yılında atmıştı.
İlk beş yıl içinde yaklaşık 1 milyon fidan dikimi gerçekleştirilen çiftliğin masraflarını şahsi bütçesinden karşılayan Atatürk, yaşamı boyunca Anadolu’nun pek çok şehrinde “ziraat ve zirai iktisat alanında ilmi ve uygulamalı araştırmalar yapmak üzere” birçok çiftlik kurmuştu. 1937 yılında kendi istek ve arzusu ile sahibi olduğu tüm bu çiftlikleri, içlerinde yer alan malvarlığı ile birlikte milletine bağışlamıştı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 21 Ağustos 1929 tarihinde Ertuğrul yatıyla Bursa’ya yaptığı yolculuğu sırasında Yalova sahilinde yer alan “Ulu Çınar”ı görmüş ve çınarın yanına, “ağaçlara dokunmadan” bir köşk yapılmasını istemişti. Kısa süre içinde yapımı tamamlanan köşkü 1930 yılında ziyaret eden Gazi, köşkün yanı başında bulunan çınar ağacının dallarının kesileceğini öğrendikten sonra o meşhur emrini vermişti: “Dal kesilmeyecek, köşk kaydırılacak!” Cumhurbaşkanının talimatı sonrası harekete geçen İstanbul Belediyesi Fen İşleri Yollar ve Köprüler Şubesi mimar ve mühendisleri, köşkün temeline kadar çukur kazarak, temelin altına raylar döşemiş ve taşıma işlemini gerçekleştirmişti. Bizzat Atatürk’ün denetiminde gerçekleştirilen çalışmalar sonrası köşk 4.80 metre doğuya kaydırılmıştı.
1930-1937 yılları arasında sık sık Atatürk tarafından kullanılan köşk, o günden bugüne “Yürüyen Köşk” olarak anılmaktadır. Kültür ve Tabiat Varlıkları arasında sayılarak, tescili yapılan köşkün yanı başında yer alan ve köşkün yürütülmesine sebep olan “Ulu Çınar” halen ayakta ve yaklaşık 400 yaşındadır.
Kaynak: http://www.yalova.gov.tr/yuruyen-kosk
![]() |
| Yürüyen Köşk yapım aşaması. |
![]() |
| Yürüyen Köşk’ün günümüzdeki hali. |