57 yıllık kısa yaşamının önemli bir bölümü savaş meydanlarında geçen Mustafa Kemal Atatürk, 1911 yılında “Vatan Toprağı” olarak gördüğü Trablusgarp’ta, İtalyan işgaline karşı savaşırken, yakın arkadaşı Fuat Bulca’ya şöyle seslenmişti:
“Ah Fuat! Ne olurdu şu uçaklar bizim elimizde olsaydı.
Göreceksin, bizim de böyle uçaklarımız olacak.”
Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in ilanından kısa bir süre sonra, 16 Şubat 1925 tarihinde “Türk Tayyare Cemiyeti”ni kurdu. Cemiyetin kuruluş amacı, Türkiye'de havacılık sanayisini kurmak, havacılığın askeri, ekonomik, sosyal ve siyasal önemini anlatmak; askeri, sivil, sportif ve turistik havacılığın gelişmesini sağlamak; bütün bunlar için gerekli araç ve gereci hazırlamak, personeli yetiştirmekti. Bu amaçlar doğrultusunda 1925 yılında Ankara Akköprü’de planör fabrikası kuruldu ve zamanla bu kurum yılda yüz elli planör üretecek konuma geldi. 1926 yılında “Tayyare Makinist Mektebi” açıldı ve Alman Junkers firmasıyla işbirliğine gidilerek Kayseri’de “Tayyare Otomobil ve Motor A.Ş. (TOMTAŞ)” kuruldu. Devlet ve halk bütünleşmesi sağlanarak, büyük bir özveri sonucunda, Cumhuriyet’in ilk on yılında 351 tane uçak satın alınarak Türk Silahlı Kuvvetlerine bağışlandı.
1933 yılında “Hava Yolları Devlet İşletme İdaresi” kurularak, ülkemizde sivil havacılığın gelişimine yönelik önemli bir adım atıldı. 1935 yılında İstanbul’da Nuri Demirağ tarafından her şeyi yerli olan ilk uçak fabrikası kurularak, uçak yapımına başlandı. Aynı yıl Atatürk tarafından, pilot yetiştirmek amacıyla “Türk Kuşu” kurumu kuruldu. Gençlerin eğitimi amacıyla, 1936’da İnönü’de planör kampı, 1937’de Ankara ve İzmir’de birer paraşüt kulesi açıldı. 1937’de Etimesgut Uçak Fabrikası ile 1948’de Gazi Motor Fabrikasının kurulması ile Türk havacılığı çok önemli bir gelişim gösterdi. Tüm bu gelişimin sonucu Türkiye, bölgesinin en önemli hava gücüne sahip ülkesi konumuna yükseldi.
Mustafa Kemal Atatürk, anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Sabiha’yı 12 yaşındayken evlat edindi. 1934 yılında “Gökçen” soy ismini verdiği manevi kızı Sabiha’nın, Türk kadınına örnek olmasını isteyen Atatürk, o günlerin dünyasında kadınlar için ulaşılamaz bir nokta olarak görünen havacılık alanında yetişmesine imkân sağladı. 1935 yılında Türk Kuşu bünyesinde eğitimine başlayan Gökçen, 1937 yılında dünyanın ilk kadın savaş pilotu unvanına sahip oldu.
Çağdaş Türk kadınını temsil eden Sabiha Gökçen, vefatından kısa bir süre önce, 2000 yılında Amerika’da, dünya tarihine adını yazdıran 20 havacıdan biri olarak seçildi. Atatürk’ün “İstikbal Göklerdedir” düşüncesiyle yetişen Leman Bozkurt Altınçekiç, 1955 yılında Türk Kuşu’ndan mezun olduktan sonra aynı yıl Hava Harp Okulu’nda eğitimine başlamıştır. 1957 yılında mezun olan Altınçekiç, 1958 yılında “İlk Kadın Jet Pilotu Bröve”si alarak, Türkiye’nin ve NATO’nun ilk kadın jet pilotu olmuştur. 1987 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli olan Leman Bozkurt Altınçekiç, 4 Mayıs 2001’de İzmir’de vefat etmiştir.
| Atatürk Türk Kuşu’nun açılışında, 1935. | ![]() | Atatürk, Eskişehir Hava Okulunda uçakların uçuşunu takip ediyor, 1936.
Atatürk, Türk Hava Postaları bünyesindeki Curtiss Model 55 Kingbird TC-KUŞ’u denetliyor. Ankara, Mayıs 1935. |